PASSOLİG’İN TÜRK FUTBOLUNA ETKİSİ ve SPORDA ŞİDDET

0
126 views

PASSOLİG’İN TÜRK FUTBOLUNA ETKİSİ ve SPORDA ŞİDDET

Özet: Bu çalışmada, spor müsabakalarına girişte kullanılan kağıt bilet sisteminin değiştirilerek, yerine uygulamaya konulan elektronik bilet sisteminin kulüplere olan ekonomik katkısı, taraftar sayılarına etkisi, sporda şiddet ve şiddeti körükleyen etmenler konuları ele alınmıştır.

GİRİŞ

Futbol, dünyada seyirciler tarafından en çok takip edilen spor dalları arasında ilk sırada gelmektedir. Ülkemizde de bu durum geçerliliğini korumaktadır. Yayın hakları, reklam gelirleri, sponsorluk anlaşmaları, futbolcu transfer ücretleri gibi çeşitli kalemlerle de büyük bir ekonomi oluşmakta, kulüpler ise oluşan bu büyük pastadan en çok pay almayı hedeflemektedirler. Bu pasta içerisinde kulüp gelirleri açısından bilet satışları ufak bir yer tutsa da, bireylerin müsabakalara olan ilgisi açısından önemi büyüktür.

1- PASSOLİG VE TÜRK FUTBOLUNA ETKİSİ

Türk futbolunda müsabakalara giriş yöntemi uzunca bir süre, oldukça zahmetsiz olan, kolay erişilebilen kağıt bilet ile sağlanıyordu. Taraftarlar, kulüplerin belirlemiş olduğu biletleri maç günü veya herhangi bir günde alıp, rahatça müsabakaların oynanacağı spor komplekslerine giriş yapabiliyordu. Ancak 2014 yılında bu sistemde köklü bir değişikliğe gidildi. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca mevcut kağıt bilet sistemi kaldırılarak Passolig adı verilen elektronik bilet uygulaması getirildi(1). Getirilen bu sistem sporda şiddet olaylarının azaltılmasını, insanların küfürsüz ortamda müsabakaları izleyebilmesini, biletsiz seyirci girişinin önlenmesini, karaborsa bilet fiyatlarının engellenmesini amaçlıyor. Ayrıca bu kartlar, banka ve kredi kartı olarak kullanıma da olanak sağlıyor. Kart üzerinde, sahibinin kişisel bilgileri, fotoğrafı vb. yer alıyor.

Bu bilgiler ışığında uygulama, teoride faydalı olarak görülüyor. Bu kart ile müsabakaya giriş yapan izleyici, kişisel tüm bilgilerin resmi makamlara iletildiğinin ve olası bir şiddet olayında 6222 sayılı kanun çerçevesinde cezalar alacağının farkında olup, ona göre davranış sergilemek durumunda kalıyor. Ancak alınan bu önlemlerin yeterli olup olmadığı günümüzde hala ayrı bir tartışma konusudur. Sporda şiddetin önüne tek başına elektronik bilet ile geçilemeyeceği aşikardır. Bunların yanında kulüplerdeki yöneticilerin her uzatılan mikrofona konuşmaması, başkan ve futbolcuların verdikleri demeçler, hal ve hareketleri ile ortamı germemesi, işlerin biraz daha profesyonel şekilde yürümesi gerekmektedir. Çünkü futbol kulüpleri en büyük sivil toplum kuruluşlarıdır ve tabanlarında, toplumun bütün kesimlerinden farklı bireyler barındırmaktadır. Tabanın kendilerine lider olarak gördüğü, rol model aldıkları bireylerin tutum ve davranışları da doğal olarak tabana sirayet etmektedir.

Elektronik biletin en büyük etkisi, karşılaşmaları tribünlerden izleyen taraftarlar üzerine olmuştur ve uygulamaya girdiği andan itibaren karşılaşmaları takip eden seyirci sayısında inanılmaz bir düşüş yaşanmıştır. Elektronik biletin uygulamaya konduğu ilk karşılaşmayı sadece 285 kişi(kombineli taraftar hariç) takip etmiştir(2). Kağıt bilet döneminin son sezonunda seyirci ortalaması 39,219 olurken, elektronik biletin uygulandığı ilk sezon bu sayı 23,662 olmuştur.(3).

Bu sayıların düşük olmasının en mantıklı açıklaması, edinilmesi kağıt bilete göre daha meşakkatli olan elektronik biletlerin uğraştırıcı olması, kişisel bilgileri içermesi ve banka kartı olarak da kullanılabilmesidir. Tabii bu hizmeti sunan bankanın siyasi bağlantıları da göz ardı edilmemelidir. Pek çok insan bu bağlantılardan dolayı passolig kartına sıcak bakmıyor ve maçları televizyondan izlemeyi tercih ediyor. Hal böyle olunca futbolcuların seslerinin ekranlara yansıdığı, seyir zevki düşük karşılaşmalar izleyici ile buluşuyor.

Taraftarların şikayet ettiği başka bir diğer durum ise kartların yıllık aidat ücreti olmasıdır. Bu yıllık ücretlerin bir kısmı kulüplere ödenirken, bir kısmı da uygulamanın işletme maliyetlerine ayrılıyor. Yıllardır kağıt biletler ile karşılaşmalara giren seyirciler için bu durum tartışma yaratıyor.

2- ŞİDDET

Günümüzde pek çok insan spora ilgi duyuyor; boş vakitlerini doldurabileceği bir etkinlik olarak gösteriyor. Aynı zamanda amatör ve profesyonel anlamda pek çok insan da sporun çeşitli dallarında faaliyet gösteriyor. Spor ise kitle iletişim araçları ile kamuoyuna iletilmekte ve bu iletiler kitle iletişim araçlarının gelişimi sayesinde, toplumdaki her bir bireye kolaylıkla ulaşabiliyor. İletilen mesajlarda ise kaynakların kullandıkları dil ve söylemler toplum üzerinde önemli bir etki yaratmaktadır. Günümüz medyası incelendiğinde ise bu mesajların şiddet unsurlarından uzak olduğunu söylemek pek mümkün değildir.

Dünya’da ve Türkiye’de sporda şiddet olaylarının önüne geçilmek istense de bu olaylar devam etmektedir. Kayserispor-Sivasspor maçında çıkan olaylar sonucunda 40 kişinin hayatını kaybetmesi Türk futbol tarihindeki en acı olaylardan biri olarak anılmaktadır. Yine yakın zaman içerisinde ölümlü şiddet olayları yaşanmıştır. Ancak spordaki bu şiddet olaylarının tek kaynağı seyirciler değildir. Şiddet olaylarının yaşanmasında seyirciler, yöneticiler,sporcular , medya, taraftar grupları gibi çeşitli etmenler de yer almaktadır.

Sporda şiddet olaylarının körüklendiği mecralar olarakta kitle iletişim araçları ön plana çıkmaktadır. Bu araçların gelişimiyle spor kamuoyu oluşmuştur. Bu kamuoyunun oluşması da toplum içerisinde çeşitli gruplaşmalara neden olmuştur. Sporun farklı dil, din, ırktan olan insanları kaynaştırabilme özelliğine sahip olması medyanın dikkatinin bu olgu üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur.

Sporda şike, şiddet, haksız rekabet ve teşvik primi iddialarını araştırmak üzere kurulan TBMM Araştırma Komisyonu’nun raporunda, spor medyasının maçlardan önce ‘savaşmak’, ‘zafer kazanmak’, ‘parçalamak’, ‘ölümüne oynamak’ gibi ilgi çekecek başlıklar kullandığı, bunun da taraftarlar üzerinde etkili olduğu vurgulanarak, “spor gazeteciliği mesleğine ciddiyet, sorumluluk, sahiplenme duygusu kazandırılması için spor gazetecisi olabilme kriterleri getirilmesi” gerektiği düşünüldüğü ifade edilmektedir. Şiddet ve saldırganlığın ortaya çıkmasında kulüp yöneticilerinin yanı sıra spor gazeteciliğinin etkili olduğu kaydedilen raporda, kulüp yöneticileri ve medyanın futbol takımlarını ‘başarıya şartlandırdığı’ belirtilerek, “futboldaki şiddetin en önemli kaynağının; iyi takım-kötü sonuç çelişkisi” olduğu vurgulanmaktadır. Medyanın etkisi artık herkesce kabul edilirken, günümüzde spor alanında hızla artan holiganizm kavramına en çok etkiyi özellikle spor köşe yazarlarının ve spor medyasının yayınlarının yaptığı ortaya çıkmıştır.

 

Türkiye Futbol Federasyonu’nun tarihli araştırmasına göre 2004-2008 yılları arasında gerçekleşen şiddet olayları,%93 oranla futbol müsabakalarında yaşanmıştır(4) Futbol özelinde ele alındığında; şiddet bağlantısını kolaylaştıran en önemli etmen, oyunun oynandığı alanın büyüklüğü ve seyirci sayısının çokluğu yani statların büyüklüğüdür. Statların büyüklüğü seyircinin kimliksizleşmesini kolaylaştıran asli etmen olarak ele alınmaktadır.

Kimlik belirsizliği; sözel ve fiziksel taciz ve saldırganlık durumlarında, karşılık ya da ceza görme olasılığını ulusal düzeyde kaçınılmaz olarak en aza indirmektedir. TFF’nin, Ocak 2009 Çözüme Doğru Antalya toplantısında, yıllara göre TFF futbol disiplin kurullarına sevk edilen sporcu, yönetici ve diğer spor insanlarının sayısında artma olduğu ifade edilmiştir(5)

ŞİDDET UNSURLARI

1- Kulüp Yöneticileri

Günümüzde sporun gelişmesi ile birlikte kulüplerin işlevleri de buna bağlı olarak değişim ve gelişim göstermiştir. Bu değişimlerle beraber yöneticiler de belirli bir kesimi temsil ettiği için daha önemli bir hale gelmişlerdir ve temsil ettikleri kitleler üzerinde önemli derecede etkiye sahiptirler. Yapacakları her açıklama, bu kitleyi olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilmektedir.2004-2008 yılları arası Türkiye Futbol Federasyonu verilerine göre taraftarı saldırganlık konusunda harekete geçiren unsurlarda kulüp yöneticileri %21 oranla önemli bir orana sahiptir.(6)

2-Sporcular

Sporcular, taraftarların destekledikleri kulübün sahadaki icracısı, temsilcisi olarak görülmektedir. Bu insanların her türlü olumlu ve olumsuz davranışları, taraftarlarında davranışlarını etkilemektedir.

3-Seyirci Grupları

Sporda şiddet denince ilk akla gelen seyircilerdir. Seyirciler; taraftarlar, fanatikler, holiganlar ve televizyon seyircileri olmak üzere dörde ayrılmaktadır. Taraftarlar, taraf olma, yani bir takıma karşı eğilim gösterme, onu destekleme, o takımın davranışlarına taraf olma, sempati duyma olarak açıklanmaktadır. Taraftar için tuttuğu takımın işlevi, bir referans grubu olarak görülmekte ve onun başarısı, kendisi için bir tür güven ve iftihar duygusunun kaynağı olmakta ve davranışlarına yön vermektedir.

4-Medya

Kitle iletişim araçları; eğitici, eğlendirici ve bilgilendirici olma işlevini yerine getirirken aynı zamanda toplumu da yönlendirmektedir. Fanatizm ve şiddet olaylarının ortaya çıkmasında, medyanın ve kitle iletişim araçlarının etkisi ön plandadır. Haber metinlerinde, reklâm filmlerinde fanatizmi körükleyici mesajlara sık sık rastlanmaktadır İnsanlar medyayı farklı yönleriyle algılamalarına karşın, medyada gördüğümüz, okuduğumuz ve işittiğimiz her şey; yaşam deneyimimizin önemli parçalarını oluşturur. Medya organları deneyimlerimizi, dünya hakkında neler düşündüğümüzü, sosyal olayları nasıl değerlendirdiğimizi, gelecek için planlarımızı ve bunların arasındaki etkileşimleri yapılandırır.

Bununla birlikte günümüzde teknolojinin gelişmesi sonucu haberlerin internet ortamında verilmesinin yaygınlaştığı, hatta ana kitle iletişim aracının internet ve özellikle de sosyal medya olduğu görülmektedir.

Yine Türkiye Futbol Federasyonu verilerine göre, medya şiddeti körükleyen unsurlar arasında medya %35 ile ilk sırada gelmektedir(7).Spor medyasının genç insanlar tarafından yoğun bir şekilde takip edildiği bilinmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde zihinlere, özü dostluk ve barış olan sporun olumsuz kavramlarla yerleşmemesi için spor medyasına önemli sorumluluk düşmektedir.

KAYNAKÇA

1- https://tr.wikipedia.org/wiki/Passolig

2-http://web.archive.org/web/20141021221929/http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/26251943.asp

3-http://www.transfermarkt.com.tr/super-lig/besucherzahlen/wettbewerb/TR1/plus/?saison_id=2014

4,5,6,7- Türkiye Büyük Millet Meclisi Meclis Araştırması Komisyonu Raporu (Mart 2011)

CEVAP VER