ATATÜRK’ÜN TÜRK DİLİ’NE VERDİĞİ ÖNEM EGE’DE KONUŞULDU

0
495 views

okt-arife-gulsun-prof-dr-metin-ekici-600-x-400 İZMİR(Güvercinhaber) – Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırma Enstitüsü’nde “Atatürk ve Türk Dili” paneli gerçekleştirildi. Türk Dünyası Araştırma Enstitüsü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Okutman İlknur Can’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Araştırma Görevlisi Ali Balcı, Okutman Arife Gülsün ve Okutman Hasan Kağan Yayla Atatürk’ün Türk Dili’ne verdiği öneme vurgu yaptı.

Bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla açılan panelde açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Ekici “Cumhuriyet haftasında Mustafa Kemal Atatürk’ü farklı yönleriyle tanıtmak ve yeni bir bakış açısı kazandırmak amacıyla bu paneli gerçekleştiriyoruz. Türkçe hepimizin işi, sevdası ve en önemlisi anahtar sözcüğü olmak zorundadır. Buradan Türk dili bilim yapmak için yeterli değildir diyenlere seslenmek istiyorum. Türk dili bilim dilidir ve bilimin en asilidir. Bizim sloganımız ‘Ege’li olmak ayrıcalıktır.’ Bu yüzden Türkçe’yi mükemmel kullanabilen Ege’li olmak bizim için önemli” dedi.

KÜLTÜRÜN HAMURU DİL

Prof. Dr. Ekici’nin ardından söz alan panel moderatörü Okutman İlknur Can ise, “Mustafa Kemal Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’nda ‘kültür; okumak, anlamak, düşünmek, intibah olmak, görebildiğinden anlam çıkarabilmek ve zekâyı terbiye edebilmektir’ diyor. Böyle devingen bir kültürü oluşturabilmek için de aynı nitelikte bir dile sahip olmak gerekiyor. Bu konular hakkında sizlerle önce insan olan Atatürk’ü, daha sonra bilim insanı olan Atatürk’ü konuşacağız” diye konuştu.

okt-hasan-kagan-yayli-prof-dr-metin-ekici-600-x-400“ATATÜRK’Ü HEPİMİZ BİLİYORUZ AMA YETERİNCE TANIMIYORUZ”

Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğundan, spor hayatından, geçirdiği bir günden, sofra muhabbetlerinden, kütüphanesinden ve anılarından bahseden Araştırma Görevlisi Ali Balcı, “Atatürk’ü hepimiz biliyoruz ama yeterince tanımıyoruz. Kendi hayatımızla paralellik kuramadığımız için ne yazık ki ‘Atatürkleşemiyoruz’. Ben Atatürk’ün başarısının temel kaynağının insanlığı olduğunu düşünüyorum. Atatürk’ün karakterinin bir parçasını üzerimizde taşımakla yükümlüyüz” dedi.

“DİLİN BAĞIMSIZLIĞI, MİLLETİN BAĞIMSIZLIĞI İLE EŞDEĞERDİR”

Dil, kültür ve millet ilişkisi, Türk dilinin geçmişten bugüne hangi dillerle ilişki kurduğunu ve Türkçe’nin bilim dili olma koşulları hakkında konuşan Okutman Arife Balcı ise, “Mustafa Kemal millet olarak yükselmeyi dil, millet ve kültür ilişkisine bağlamıştır. Çünkü her dilde o milletin kültürel durumlarının izleri vardır. Yani bir millet dilini unutmadığı sürece varlığını sürdürebilir. Dilin bağımsızlığı, milletin bağımsızlığı ile eşdeğerdir” diye konuştu.

“ATATÜRK VE TÜRKÇE’DE SADELEŞME ÇALIŞMALARI”

Atatürk’ün öncü olduğu Türkçe’de sadeleşme hareketleri ve hareketin tarihi süreçlerinden, bu süreçte rol oynayan kişilerin faaliyetlerinden, Türk Dil Kurumu’nun çalışmalarından, Güneş Dil Teorisi ve dil ile ilgili devrimlerden bahseden Okutman Hasan Kağan Yaylı ise, “Atatürk’ün dil alanında yaptığı ilk faaliyeti hepimizin bildiği üzere harf inkılabı. Mustafa Kemal bunu hayata geçirmekle bütün toplumun dilini değiştirmiş olmadı. Sadece konuşulan dilin yazısını değiştirdi. Latin alfabesini tercih etmesinin en önemli sebeplerinden biri, 1926 tarihinde diğer Türk devletlerinin de aldığı Latin alfabesine geçme kararıdır. Bu kararla birlikte diğer devletlerle daha iyi anlaşmak amaçlanmıştır” dedi.

Sunumların ardından öğrencilerin sorularını yanıtlayan konuşmacılara, Prof. Dr. Ekici tarafından katılım belgesi verildi.

Ayşegül Eryılmaz

CEVAP VER