Haktan Özünver, “Onlar, Türkiye Cumhuriyeti halklarının ve idarecilerinin spor yapan engelli kardeşleri olarak kalıyorlar.”

0
373 views

 

İZMİR(Güvercinhaber)- Tekerlekli Sandalye Basketbol Milli Takımı’nın eski oyuncularından Haktan Özünver Güvercin Haber’e oldukça keyifli ve akıcı bir röportaj verdi.

Ülkemizde ‘spor’ konusu üzerine daha çok adımlar atılması gerektiği ortadayken engelli bireyleri için Türkiye’de spor alanında hangi adımlar atıldığını kendisine sorduk.

Türkiye’de engelli bireylerin gerek spor gerekse toplumsal hayatta yaşadığı “engeller” ve karşılaştıkları tuhaf yaklaşımlar üzerine kendi üslubuyla açıklamalar getirdi. Samimi yaklaşımlarından dolayı kendisine teşekkür ederiz.

Engelli bireylerin ülkemizde sosyal hayata ve spora katılımları için gerekli adımlar atılıyor mu, yani işin özü ne durumdayız?

Haktan Özünver: Kimsenin hakkını yememek lazım, bu soruya uzun uzadıya birkaç sayfa da cevap verilebilir ancak kısaca söylemek gerekirse, bir şeyler yapılıyor. Gelişmiş, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerin ortalamasını aldığımızda hiç fena değiliz. Hatta gelişmiş ülkelere yakınız. Toplumun eğitim sorunu, bizi gelişmiş ülkelerin gerisinde bırakan en temel sebep. Fakat soruyu, gelişmiş bir ülke için ele alırsak, onların da mükemmel olduğunu söyleyemem.

Bana soruyorsanız genel sorun şudur; “engelli” dediğimizde anladığımız “şey” yani kavramın manası, bize tıp terminolojisinden gelir. Yani engelli=hasta, eksik, bazı uzuvlarını yahut yetilerini kullanamayan insan manasındadır. İşte sorun da tam olarak budur. Çünkü insanların dünyada bir başkasının engelli yahut eksik, hasta diyebileceği bir beden yahut zihinle yaşamaya ve bu haliyle mutlu olmaya en az diğerleri kadar hakkı var.

Paralimpik oyunlarında ülke olarak, olimpiyat oyunlarından daha başarılı olduğumuzu geçtiğimiz aylarda görmüş olduk, bu bireylere yeterli destek veriliyor mu?

Haktan Özünver: Engelli engelsiz ayırmadan söyleyeyim, ülkemizde spor anlayışımızın temeli, henüz gelişmiş ülkelerin anlayışından oldukça farklı. Eksiklerimiz var. Geniş açıyla baktığımızda, ülkemizin spora gelene kadar henüz çözülmeyi bekleyen bir sürü sorunu olduğunu görüp söyleyebiliriz ancak, spora ayrılan kaynakları göz önünde tuttuğumuzda, madem bu kaynakları spor için harcıyoruz, en doğru şekilde yapmalıyız mantığını izlememiz lazım.

Engelli sporcuların hakları neler?

Haktan Özünver: Anayasamızda 3289 Sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun. Ve 5774 Sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması İle Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun ile belirlenmiş haklardır. Kısaca devlet insanların spor yapmasının önünü açmalı ve desteklemelidir. Başarılı sporcuları da ödüllendirir.

İzmir de engelli sporcular için fiziksel şartlar yeterli mi?

Haktan Özünver: Eğer sadece İzmir için konuşuyorsak, Türkiye’nin bu anlamdaki en iyi şehirlerinden biridir. (engelli dediğiniz bir sporcu olarak Türkiye’nin birçok kentini gezme şansı buldum. Ancak şu da su götürmez bir gerçek, misal bir İngiltere’ye kıyasla rezalet durumdayız.

Federasyonlarımızın bu alanda eksiklikleri ve doğruları sence neler?

Haktan Özünver: Federasyonlarımızın şeklinin başlıca yanlış olduğunu söyleyebilirim. Bizim ülkemizde engelli sporcular, branşlarına göre değil, engel durumlarına göre federasyonlara ayrılmış durumda. Dünyada, IPC’ye (Uluslararası Paralimpik Komite) üye olup, bizim sistemde kalan 3-4 ülke kaldı…

Engelli sporcular da diğer sporcular gibi değer görüyor mu?

Haktan Özünver: Görmüyor. Onlar Türkiye Cumhuriyeti halklarının ve idarecilerinin spor yapan engelli kardeşleri olarak kalıyorlar. Eskiye göre giderek iyileşen bir algı olsa da hala tam olarak sporcu olarak görülmüyorlar.

Galatasaray tekerlekli sandalye basketbol takımı kıtalararası şampiyonluk yaşadığında (bunu başaran Türkiye Cumhuriyeti tarihinde başka hiçbir branşta hiçbir kulüp yok diye biliyorum), insanlar tv’lere çıkıp onların misyonu engellileri topluma kazandırmaktır gibi şeyler söyleyebiliyordu.

Aynı kişiler; bir futbol takımı sadece avrupa şampiyonu olsa, futbol takımının vizyonunun, ülkedeki işsiz, okuyamamış gençleri topluma kazandırmaktır gibi şeyler söylemez. Aklına bile gelmez…

Engelli bir bireyin nitelikli bireye dönüşmesi mümkün mü?

Haktan Özünver: Kesinlikle mümkün, fakat hangi alanda kariyer yaparsa yapsın, bizim insanımız ve yöneticilerimiz için, akla gelecek ilk sıfatı, ilk kimliği hep –atfedilmiş- engelliliği olacaktır…

Engelli bir bireyin spordaki başarısı medya da nasıl temsil ediliyor?

Haktan Özünver: Azimli sıçan misali temsil ediliyor. İbret alınmalı, ilham alınmalı şeklinde bir algıyla, ajitasyonla sunuluyor. Kesinlikle bir sportif başarı olarak değil. Hayat hikayesi olarak yer buluyor. Çok üzücü… Engelli bir sporcu, olimpiyat şampiyonu da olsa, halı sahada oynar gibi hafta bir antrenman yapıp maça da çıksa, toplumda aynı karşılığı buluyor. “helal olsun engelli olmasına rağmen hayattan kopmamış”…

Sizce engelli sporları ayrı bir federasyonda toplanmalı mı?

Haktan Özünver: Bence engelli sporları diye bir şey yok. Amatör sporlar var ve bu sporlar insanların fiziksel ve zihinsel yetilerine göre takılan sıfatlarla kategorize edilmez, branş isimleriyle kategorize edilir. Dolayısıyla bedensel engelliler spor federasyonu, işitme engelli Spor federasyonu, zihinsel Engelli Spor Federasyonu (yeni adıyla özel sporcular spor federasyonu – not: özel sporcu, sadece zihinsel engelli sporculara denir) ve görme engelliler spor federasyonu olmak üzere 4 federasyon da lav edilmeli, her branş kendi ait olduğu federasyona dağıtılmalıdır. Örneğin; tekerlekli sandalye basketbol – besf, işitme engelliler basketbol – iesf yerine türkiye basketbol federasyonu tbf’ye ait branşlar olmalıdır.

Ömer Faruk Aydudu

CEVAP VER